Başka Bir Şey Var Bu Akşam 🌙

Veda suskunluğu var bu akşam. Umudların, hüzünlerin sesi geliyor bir yerlerden. Öfkeler kükrüyor, kahırlar hıçkırıyor başka bir şey var bu akşam.

Zamansız sevdaların kahır dolu evlatları yasa gömülüyor, keşkeler toplanmış bir bir intihar ediyor. Başka bir şey var bu akşam.

Gökyüzü alabildiğine manalı. Ev sahibi yıldızlar misafirlerine gülümsüyor, ay yakamozla arz-ı endam ediyor.Başka bir şey var bu akşam.

Binlerce mülteci sevda sıra sıra dizilmiş, ayrılık kokuyor, karanlık bakıyorlar. Sözün bittiği yerde anlamsızlaştı kelimelerim. Kayıp sözcükler gizemini yitirmiş, söylenmemiş sözcükler boğazlarda düğüm düğüm başka bir şey var bu akşam.

Sevgiliye uzatılan el boş kalmış, bir ezgiye ağlayan binlerce hıçkırık, bir resme kitlenmiş binlerce göz var.Teselli faydasız, yürek arsız, sözcükler sessiz sessiz büyüyor.Çağrışımlar sonsuz kıvılcımda bu gece.

Kirli sakallı bir adam bağırıyor: “Penceresiz kaldım, kurtlar sofrasına düştüm, olmasaydı sonumuz böyle.” Bir Ahmet geçiyor gözümün önünden, bir Yusuf. Bir Sabahattin Ali geliyor aklıma, bir Atilla İlhan. Başka bir şey var bu akşam.

Sevgiden mahrum çocuklar bela oluyor dünyaya. Evladını yitirmiş ananın hıçkırıkları, feryadı kulaklarımda. Sen var ya sen! Sonsuz imgelerle başbaşa bıraktın beni. Ayrılık kitabından bir sayfa düşüyor yeryüzüne okumadan gözlerim doluyor. Bu öykünün başı da belli sonu da ama bu ayrılığın fail-i meçhul.

Gözyaşlarıyla yaldızlanmış mısralar, kimi mısralar kalem kırdırmış, kimisi rahatlatmış, kimisi tuz basmış yaraya. Başka bir şey var bu akşam.

İhanetler pişman, sevenler düşman unutamayanlar bir koca ordu boğuk boğuk sesleri geliyor. Ümitle çaresizlik çarpışıyor bir cephede, suskunlar sataşıyor kelimelere, derd-i maişet kan kusturuyor memlekete. Doymuyor hiç doymuyor birileri.

Özlenenler kıskıs gülüyor uzaklardan karşılıksız sevenlerin ağıtları kulaklarımı deliyor. Binlerce sitem yığılmış önüme, kapkara bir kitap içinde. Başka bir şey var bu akşam.

Mazinin öfkesi bileniyor yalnızlıkla, kararıyor istikbal.

Zaman denen meçhul vadide tek teselli: Aşk.

Şuan çıldırıyor, geberiyor yalnızlık, bu yılgınlık. Hayaller, ihtiyaçları ısmarlıyor. Kararsızlık hayalleri yok ediyor, ihtiyaçlar muğlaklaşıyor. Başka bir şey var bu akşam.

Fırsatlar kaçmış, neşe nazıyla usandırmış, sorgusuz sualsiz bir karamsarlık sarmış zihni. İmkansız aşk; huysuz, aksi, kıskanç, kan kusuyor ve kusturuyor.

Ve şair intihar ediyor…

Kalem kırılmış, sözcükler bitmiş. Masada tiktak tiktak diye vuruyor saat. Fail: Ters giden bir ilkbahar aşkı. Tek miras, iflah olmaz bir hayal kırıklığı.

Velhasıl koskocaman bir hayal kırıklığının hüznü var bu akşam.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s